Kosova'yı Türkçe Okuyun

Dostlarımızı Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) karşı uyarıyoruz

Dostlarımızı Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) karşı uyarıyoruz
15 July 2019 - 12:38

Büyükelçi Çağrı Sakar’ın 15 Temmuz Hain Darbe Girişiminin Üçüncü Yıldönümünde Zeri gazetesinde bir makale yayınlandı.

Yayımlanan makalede şu sözlere yer verildi:

DOSTLARIMIZI FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜNE (FETÖ) KARŞI UYARIYORUZ

Değerli Kosovalı Dostlarım,

Bugün Türkiye’nin maruz kaldığı en kanlı terörist saldırı olan 15 Temmuz hain darbe girişiminin üçüncü yıldönümü. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) saldırısına karşı koyan, her görüşten yüzbinlerce vatandaşımızın demokrasimizi savunmak için meydanlara çıkarak, tankların, savaş uçaklarının ve helikopterlerin karşısında sergilediği cesareti “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak idrak ediyoruz.

Bugün Türkiye olarak, bu hain terörist saldırıda şehit düşen 251 vatandaşımızın aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, 2000’den fazla gazimizin fedakarlıklarını onurlandırıyoruz. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü ile en başta yaşam hakkı olmak üzere, insan haklarını ihlal eden, masum insanlarımıza ve ülkemize zarar vermek isteyen başta FETÖ olmak üzere, tüm terör örgütlerini bir kez daha lanetliyoruz. Demokrasimize, Cumhuriyetimize ve vatandaşlarımıza sımsıkı sarılıyor, ülkemizi, devletimizi ve insanlarımızı korumak için her türlü terörist saldırıya karşı koyacağımızı yineliyoruz.

15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yaşadıklarımız malesef bir bilim-kurgu filmi değildi. Uzaylıların saldırısına uğramadık.Türkiye’ye bir meteor da düşmedi. Özetle, yıllarca eğitim hareketi kisvesi arkasında gizlenmiş, bu kanuni maskenin altında kanundışı yöntemlerle devletin tüm önemli kurumlarına sızmış bir terör şebekesinin tıpkı DEAŞ, El Kaide veya Boko Haram gibi dini istismar ederek ve kendi amaçları doğrultusunda çarpıtarak radikalleştirdiği, hatta robotlaştırdığı kendi insanlarımızın saldırısına ve ihanetine uğradık.

Parlamentomuz, Cumhurbaşkanlığımız, Milli İstihbarat ve Polis Teşkilatlarımız kendi vergilerimizle satın aldığımız savaş uçaklarıyla ve helikopterlerle bombalandı. Dahası, tanklarımızı kendi insanlarımızın üstüne sürdüler. Helikopterlerden açılan ateşle demokrasimizi savunmak için sokağa çıkan insanlarımız şehit edildi.

Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istediler. Hainlere direnen Genelkurmay Başkanımız ve üst komuta kademesi darbecilerin üssüne kaçırıldı. Darbecileri engellemek isteyen asker ve polislerimiz kendi silah arkadaşlarınca şehit edildi.
Özellikle orta yaş ve üzerindeki Kosovalılara sivillere yönelik askeri şiddetin hissiyatını anlatmaya gerek yok. Ancak, en azından zamanında sizin yaşadıklarınızın sebebinin kendi insanlarınız olmadığını hatırlatmama izin verin. Belki, böylece sıradan bir Türk vatandaşının o gece yaşadığı dehşeti ve terörü bir miktar anlayabilirsiniz. Belki, böylece “kainat imamı” ve “mehdi” olduğu iddiasıyla dünyayı sapkın görüşleri doğrultusunda şekillendirmek için din adamı kisvesi altında gizlenen bir teröristin yönetimindeki FETÖ şebekesinin arzettiği tehdidin gerçek boyutları zihninizde canlanabilir.

Halkımızın meydanlarda sergilediği demokratik direniş, hainlere katılmayı reddeden asker ve polisimizin desteği ve başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, siyasi liderlerimizin sergilediği dirayetli tutum sayesinde bu terör saldırısını akamete uğratabildik. Darbeye geçit vermedik, demokrasimizi, ülkemizi ve insanımızı koruduk.
15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ terör örgütünün onyıllardır işlediği suçlar dikkate alındığında, esasen buzdağının sadece görünen kısmıdır.

Darbe girişiminin bu yapılanmanın arzettiği tehdit anlaşıldığı ve örgüte karşı önlem alınmaya başlandığı için icra edildiği unutulmamalıdır. FETÖ 2012 ve 2013 yıllarında, Türkiye’de özgür ve adil seçimlerle işbaşına gelmiş iktidarı farklı yöntemlerle devirmeyi denemiş ve başarısız olmuştu.

Neden biliyor musunuz? Çünkü FETÖ terör örgütünün işlettiği dershaneler kapatılmıştı. Dershaneler, okullar ve yurtlar FETÖ’nün Türkiye’de 40 yıldan uzun bir sürede, son derece titiz bir gizlilikle inşa ettiği kirli terör şebekesinin hem maddi kazanç, hem yeni militan hem de siyasette, ekonomide, medyada ve sivil toplumda etkili ailelere çocukları üzerinden erişim kaynağıydı.
FETÖ’ye gerçek kirli niteliğini gizlemesi için oldukça elverişli bir yasallık kalkanı da sağlayan bu dershane-okul-yurt şebekesi terör örgütünün militanlarını yetiştirmiş, devletin neredeyse tüm kurumlarına yıllar içinde sızan FETÖ militanları bu kurumların personel, hukuk ve bilgi-işlem gibi kritik birimlerinde yoğunlaşmış, bilahare kamu kurumlarının, askeri okulların, üniversitelerin giriş sınavlarının soruları çalınarak FETÖ militanlarının ordu, polis, yargı, kritik bakanlıklar, bilişim ve iletişimle ilgili kurumlar başta olmak üzere, önemli devlet kurumlarındaki varlığı giderek artırılmıştır.

FETÖ militanlarının bu kurumlarda hızla üst kademelere yükseltilmesini temin etmek için yargı ve polis teşkilatlarındaki FETÖ mensupları tarafından masum insanlar aleyhinde sahte deliller üretilmiş, bunlar kullanılarak düzmece davalarla esasen hiç işlenmemiş suçlardan ötürü binlerce asker, polis ve bürokrat işlerinden atılarak, hapse gönderilmiştir.

Tüm bu faaliyetleri kurduğu bankalar, şirketler, sivil toplum ve medya kuruluşlarına devlet kaynaklarından haksız ödemeler yapılması, kara para aklama ve ihalelere fesat karıştırılması da dahil kirli yöntemlerle finanse eden bu terörist örgüt, ayrıca ciddi bir istihbarat yapılanması da teşkil etmiş, kamudaki militanlarınca devletin en üst kademesindeki yöneticiler de dahil gelecekte tehdit etmek veya ortadan kaldırmak isteyebileceği binlerce insanın ofislerini, evlerini, telefon görüşmelerini kanundışı yöntemlerle dinlemiş, görüntülerini ve seslerini kaydetmiş, binlerce insan hakkında istihbarat toplamış ve bunları kirli amaçları doğrultusunda kurgulayarak kullanmıştır. Somut örnek olarak, bu terörist örgütün polis teşkilatımızın 277 bin personelini 80 ayrı başlıkta, örgüt mensubu olup olmadıklarından, örgüte duydukları sadakat derecesine kadar tek tek fişlediği belirtilebilir.

15 Temmuz 2016’dan bu yana titizlikle yürüttüğümüz soruşturma ve dava süreçleriyle bu terörist örgüte karşı gerekli önlemleri aldık. Hukuk devleti ilkelerine bağlı kalarak, devlet teşkilatımızı bu örgütün militanlarından temizledik, paralel devlet yapılanmasını çökerttik, örgütün terörist eylemlerini finanse ettiği Türkiye içindeki kaynaklarını kuruttuk, kontrolündeki sivil toplum ve medya kuruluşlarının faaliyetlerine son verdik.

Dava süreçlerinde elde edilen ilave deliller ve pişman olan terör örgütü mensuplarının itirafları çerçevesinde bu terörist saldırının, geçmişte işlenen diğer birçok suç gibi, ABD’de bulunan FETÖ lideri Fetullah Gülen’in talimatlarıyla düzenlendiğini teyit ettik.

Darbe girişiminden bu yana geçen üç yılda, örgütün 160 ülkeye yayılmış, 25 ila 50 milyar dolar mali kaynağa sahip terör şebekesinin içerdiği okulları, yurtları, hastaneleri, şirketleri, sivil toplum ve medya kuruluşlarını devreye sokarak, demokrasimizi, ülkemizi ve insanlarımızı korumak adına aldığımız zaruri önlemleri çarpıtarak, Türkiye’yi karalamaya yöneldiğinin farkındayız. Özellikle argüman olarak istismar ettikleri işten çıkarılan ve tutuklanan örgüt mensuplarına ilişkin yüksek rakamlar sizleri şaşırtmasın. İdarenin ve yargının tüm kararlarına karşı ititraz mekanizmalarımızın mevcut ve işler olduğunu unutmayın. Keza, Türkiye’nin 80 milyon nüfuslu bir ülke olduğunu ve onyıllardır, son derece titiz bir gizlilik içinde ve takiyeyle faaliyet gösteren devasa boyutlara ulaşmış bir terör şebekesiyle mücadele ettiğini de unutmayın. Somut bir örnek olarak, FETÖ’nün, istihbaratımızca ana sunucusu ele geçirilen “bylock” isimli kriptolu haberleşme uygulamasının 250 bin kullanıcısı olduğunu vurgulamalıyım. Keza, ele geçirdiğimiz örgüte ait diğer haberleşme uygulamaları gibi bunun da sadece bir başka örgüt mensubu tarafından uygulama üzerinden davet edilen kişilerin, yani örgütün militanlarının cep telefonlarına indirilebildiğini ve işlenen birçok suçun talimatının militanlara bu uygulama üzerinden iletildiğini hatırlatmalıyım.

Bu terör örgütünün yıllarca yürüttüğü kirli faaliyetlerle nasıl bu kadar büyüyebildiğini merak ediyor olmalısınız. Elbette yıllar içinde, aralarında terör şebekesinden ayrılanlar da olmak üzere, birçok kişi bu yapıya karşı çeşitli şüpheleri gündeme getirmişti. Ancak, bugün aynen Kosova dahil birçok ülkede olduğu gibi, örgütün kendini gizlediği “kanunlara uygun hareket etme” maskesi, yandaşlarına uygulattığı akılalmaz takiye yöntemleri, yargı ve polis gibi kamu kurumları ile medya ve sivil toplum kuruluşlarındaki militanlarının engelleyici faaliyetleri bu terör örgütünün gerçek niteliğini anlamamızı oldukça geciktirdi.
Bununla birlikte bugün Türkiye olarak, bu terör örgütünün ülkemizdeki unsurlarını temizledik. Bu teröristlerden temizlendikçe çok daha güçlü hale geldik. FETÖ terör örgütünün arzettiği tehdide ilişkin olarak tüm dostlarımızı uyarmaya devam ediyoruz. Tüm dünyada her geçen gün bu terör yapısına karşı farkındalığın artmakta olduğunu, insanların artık bunun eğitim hareketi maskesi arkasında gizlenmiş kirli ve sinsi bir yapılanma olduğunu anlamaya başladığını, birçok ülke istihbarat teşkilatının bu örgütü mercek altına aldığını, çeşitli ülkeler ve uluslararası örgütlerin FETÖ’yü terör örgütü olarak ilan etmeye başladığını memnuniyetle görüyoruz.

Değerli Kosovalı Dostlarımız,
Bu çerçevede bugüne kadar toplam 36 ülkede FETÖ iltisaklı okul ve kursların kapatıldığını; 18 ülkede okulların Türkiye Maarif Vakfımıza devredildiğini, çeşitli ülkelerin örgütün masum kimlikler arkasında gizlenen militanlarını yargılanmaları için ülkemize sınırdışı etmeye devam ettiğini, bu çerçevede üçüncü ülkelere sınırdışı edilenlerin yanısıra, 20’den fazla ülkeden 110’u aşkın FETÖ mensubunun Türkiye’ye sınırdışı edildiğini bilmelisiniz.

Tüm bunları Türkiye’nin Kosova’yla yüzyıllarca önceye giden dostluğundan dolayı değil, kendi demokrasinizi, ülkenizi ve insanlarınızı korumak için bilmelisiniz. Türkiye’nin bu örgütün gerçek niteliğini bilmeden yaptığı hatalardan ders almak ve gelecekte bu terörist örgütün Kosova’ya da zarar vermesine engel olmak için bunları bilmelisiniz. Bu örgütün Kosova’nın kendi çocuklarını Kosova’nın düşmanları haline getirmesine daha fazla geç kalmadan son vermek için tüm bunları bilmelisiniz. Kosova bu terörist örgüte karşı gerekli olan ve takdirle karşıladığımız önlemleri aldığında örgütün kamuoyunuza dayattığı sahte gündemi aşabilmek ve Kosova’nın bu teröristlere güvenli bir liman haline gelmesine engel olmak için bunları bilmelisiniz. Bu kirli örgüte yönelik önlemlerin insan hakları değil, terörle mücadele perspektifinden değerlendirilmesinin sağlıklı olduğunu anlamak için tüm bunları bilmelisiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.